“Karmatiler, İslam dünyasında eşitlik ve adalet fikrini savunan ilk devrimci hareketlerden biriydi.”
İslam Dünyasının ilk devrimcisi Hz.Muhammed’tir. Hz. Muhammed’i devrimci yapan özellikler şunlardır:
Hz. Muhammed, İslam dinini tebliğ ederken eşitlik ve adalet fikrini vurgulamıştır. O, tüm insanların Allah’ın önünde eşit olduğunu ve hiçbir ayrım gözetilmeden adil bir şekilde muamele görmesi gerektiğini söylemiştir. Bu görüş, o dönemdeki Arap toplumunda yaygın olan kölelik, kadına karşı ayrımcılık ve sosyal adaletsizlik gibi sorunlara karşı bir devrim niteliğindeydi.
Hz. Muhammed, sadece dini değil, aynı zamanda toplumsal değişimi de teşvik etmiştir. O, kadınların eğitim ve çalışma haklarına sahip olmasını, köleliğin kaldırılmasını ve sosyal adaletin sağlanmasını savunmuştur. Bu görüşler, o dönemdeki Arap toplumunda köklü değişikliklere yol açmıştır.
Hz. Muhammed, sadece teoride değil, aynı zamanda pratikte de toplumsal değişim için harekete geçmiştir. O, Mekke’de zulüm gören Müslümanlara liderlik ederek Mekke’den Medine’ye hicret etmiştir. Bu hicret, İslam tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur ve Müslümanların birlik ve beraberlik içinde hareket etmeleri için bir örnek teşkil etmiştir.
Hz. Muhammed’in bu özellikleri, onu İslam tarihindeki en önemli devrimci figürlerden biri haline getirmiştir. O, sadece dini değil, aynı zamanda toplumsal ve siyasi alanda da önemli değişikliklere yol açmıştır.
Hz. Muhammed sonrası Karmatiler devrimci bir hareket olarak nitelendirilir. 9. yüzyılda ortaya çıkan Karmatiler, Abbasi yönetimine karşı ayaklanan ve onun yerine İsmaili bir devlet kurmak isteyen bir harekettir. Karmatiler, Abbasi yönetiminin adaletsizliğine ve baskıcılığına karşı çıkmış, ayrıca dini ve sosyal eşitlik talep etmişlerdir.
Karmati felsefesi, tasavvuf, felsefe ve dinî öğretilerin bir sentezi olarak ortaya çıkmıştır. Karmati felsefesinin temelinde, insanın Allah’a ulaşabilmesi için aklı ve kalbi birlikte kullanması gerektiği fikri yer almaktadır. Karmati filozofları, insanın Allah’ı anlayabilmesi için hem aklın hem de kalbin aydınlatılması gerektiğini savunmuşlardır.
Karmati felsefesinin önemli özelliklerinden biri, eşitlik ve adalet fikrine verdiği önemdir. Karmati filozofları, tüm insanların Allah’ın önünde eşit olduğunu ve hiçbir ayrım gözetilmeden adil bir şekilde muamele görmesi gerektiğini savunmuşlardır. Bu görüş, o dönemdeki İslam dünyasında yaygın olan kölelik, kadına karşı ayrımcılık ve sosyal adaletsizlik gibi sorunlara karşı bir devrim niteliğindeydi.
Karmati felsefesinin önemli temsilcileri şunlardır:
Hamdan Karmat: Karmati hareketinin kurucusu olan Hamdan Karmat, aynı zamanda Karmati felsefenin ilk temsilcilerinden biridir.
Abdan: Hamdan Karmat’ın halefi olan Abdan, Karmati felsefenin gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Abdullah bin Meymun: 10. yüzyılda yaşamış bir Karmati filozofu olan Abdullah bin Meymun, Karmati felsefenin en önemli temsilcilerinden biridir.
Karmatiler, başlattıkları ayaklanmalar sonucunda kısa sürede önemli başarılar elde etmişlerdir. 878 yılında Bahreyn’i ele geçiren Karmatiler, burada bir İsmaili devleti kurmuştur. Karmatiler, daha sonra Kudüs’ü ele geçirerek şehrin kutsal mekânlarını yağmalamışlardır.
Karmatiler, başlattıkları ayaklanmalar ve gerçekleştirdikleri eylemler ile Abbasi yönetimini sarsmış ve İslam dünyasında önemli bir etki yaratmışlardır. Karmatiler, aynı zamanda İslam tarihindeki en önemli devrimci hareketlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Karmatiler’in devrimci yönünü gösteren bazı özellikler şunlardır:
Abbasi yönetimine karşı ayaklanma başlatmaları, dini ve sosyal eşitlik talep etmeleridir.
Başlattıkları ayaklanmalar ve gerçekleştirdikleri eylemlerle İslam dünyasında önemli bir etki yaratmaları,
Karmatiler’in başlattığı hareket, sonraki dönemlerde İslam dünyasında ortaya çıkan diğer devrimci hareketleri de etkilemiştir.
Karmatiler’den etkilenen hareketlerden bazıları şunlardır:
Haşhaşiler: Haşhaşiler, 11. yüzyılda ortaya çıkan ve 13. yüzyılın ortalarına kadar İran ve Suriye’de varlığını sürdüren bir dini tarikat ve siyasi örgüttür. Haşhaşiler, Şii mezhebinin İsmailiyye koluna mensuptur. Haşhaşiler, Abbasi yönetimine karşı ayaklanmış ve onun yerine İsmaili bir devlet kurmak istemiştir. Haşhaşiler, İslam dünyasında ve Avrupa’da önemli bir etki yaratmıştır. Haşhaşilerin suikastçılıkları, o dönemdeki siyasi ve dini dengeleri etkilemiştir.
Haşhaşiler, 1090 yılında Hasan Sabbah tarafından Alamut Kalesi’nin zapt edilmesiyle kurulmuştur. Sabbah, İsmaili mezhebinin Nizari kolunun lideriydi ve Alamut Kalesi’ni İsmaililerin merkezi haline getirdi. Haşhaşiler, Alamut Kalesi’nden çıkarak İran ve Suriye’de çeşitli bölgeleri kontrol altına almışlardır. Haşhaşiler, suikastçılıkları ile tanınırlar. Haşhaşiler, siyasi ve dini muhaliflerini suikast yoluyla ortadan kaldırmakla tehdit ederek bölgedeki güç dengesini etkilemeyi başarmışlardır. Haşhaşilerin suikastları arasında Abbasi Halifesi Mustansır Billah, Selçuklu Sultanı I. Melikşah ve Haçlı Kralı III. Baudouin gibi önemli isimler yer almaktadır.
Haşhaşiler, 13. yüzyılın ortalarında Moğolların İran ve Suriye’yi işgal etmesi sonucunda ortadan kalkmıştır. Haşhaşiler, tarihte suikastçılıkları ile tanınan ve bölgedeki güç dengesini etkilemeyi başaran önemli bir dini tarikat ve siyasi örgüttür.
Zenc Ayaklanması: 10. yüzyılda ortaya çıkan Zenc Ayaklanması, Karmatiler’in başlattığı ayaklanmalardan etkilenmiştir. Zenc, Karmatiler gibi Abbasi yönetiminin adaletsizliğine ve baskıcılığına karşı çıkmıştır. Zenc Ayaklanması, 869’da Irak’ta başlayıp 883’te Abbasiler tarafından bastırılan, Doğu Afrika’dan getirilen kölelerin Abbasi yönetimine karşı başlattığı büyük bir isyandır. Zenc Ayaklanması, İslam tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Ayaklanma, kölelerin Abbasi yönetimine karşı ilk büyük ayaklanmasıdır. Ayaklanma, İslam dünyasında köleliğin kaldırılması için mücadele eden hareketlere ilham kaynağı olmuştur.
Hürremiler: 14. yüzyılda ortaya çıkan Hürremiler, Karmatiler’in dini öğretilerinden etkilenmiştir. Hürremiler, Karmatiler gibi dini ve sosyal eşitlik talep etmişlerdir. Hürremiler, 14. yüzyılda Azerbaycan’da ortaya çıkan ve 22 yıl süren bir ayaklanma hareketidir. Ayaklanma, Babek Hürremi liderliğinde başlatılmıştır.
Babek Hürremi, Erdebil’de doğmuş bir şair ve din adamıdır. Babek, Abbasi yönetiminin adaletsizliğine ve baskıcılığına karşı çıkmıştır. O, tüm insanların eşit olduğunu ve din ve ırk ayrımı yapılmadan adil bir şekilde muamele görmesi gerektiğini savunmuştur.
Hürremiler, 838 yılında Abbasiler tarafından bastırılmıştır. Ancak ayaklanma, Abbasi yönetimini önemli ölçüde sarsmıştır. Ayaklanma, Abbasilerin otoritesini zayıflatmış ve İslam dünyasında toplumsal ve dini reformlar için mücadele eden hareketlere ilham kaynağı olmuştur.
Bu hareketlerin yanı sıra, Karmatiler’den etkilenen daha pek çok hareket bulunmaktadır.
Kaynakça: Ortadoğu Rönesansı,Özdemir,Arslan,Sınırsız Yayınları,2013
